 |
16.09.2009 |
Medya Patronları arasında yerini alan Demet Sabancı Çetindoğanile lüks markaların İstanbul' daki üssü Harley Nichols, eğitim kanalı ZTV, tekstil, medya, sağlık sektörlerindeki faaliyetlerive özel hayatı üzerine keyifli bir söyleşi
"ZTV'de Bugüne kadar toplam 3 bin ders çekilmiş. Bir dersin üretimi; çekim, montaj, grafik yaklaşık 5 saat sürüyor. Toplam 15 bin saatlik inanılmaz bir emek var ortada. Bu rakamı güne vurduğunuzda geceli gündüzlü 625 gün ediyor. Normal programları saymıyorum bile. Bu emeği her yerde anlatıyorum. Yapılan iş sanıyorum bugüne kadar ülkemizde hatta dünyada televizyonda eğitim adına hayata geçmiş en büyük ve en kapsamlı proje."
"ZTV'de 'eğitimde fırsat eşitliği' sloganı ve anlayışıyla yola çıktık. ZTV'yi izleyen, ZTV'yi tıklayan ya da www.ztv.com.tr adlı internet sitesine giren herkes, gelir durumu, toplumsal statüsü ne olursa olsun aynı seviye ve kalitede eğitim alabiliyor."
20 yıl Sabancı Holding'te çalıştıktan sonra Demsa'yı kurarak çok önemli atılımlar yapan Demsa Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan ile sahibi olduğu Harvey Nichols'ta buluştuk. Eğitimin önemini her fırsatta dile getiren Demet Hanım ile kurduğu eğitim kanalı ZTV'den modaya, iş dünyasından sosyal sorumluluk projelerine kadar keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Demet Hanım, iş hayatına nerede, ne zaman ve nasıl başladınız?
Üniversiteyi bitirince Adana'da Sabancı Holding'e bağlı tekstil fabrikasında iş hayatıma başladım.
İş hayatınızda babanızdan aldığınız altın öğütler var mı, varsa nelerdir?
Disiplinli olmak, öncelikleri belirlemede ve her koşulda adil olmaya özen göstermek diyebilirim.
Demet Hanım, Türkiye'nin en güçlü kadınlarından birisiniz. Sizi iş hayatınızda zirveye taşıyan bu enerjinizi nereden alıyorsunuz?
Ben büyüklerimden çok değerli bir soyadı aldım. Bu miras sadece maddi güçten oluşmuyor. Bu mirasın içinde ciddi öğretiler var; çalışkan olmak, hedefler koymak, hayal etmek, dürüst olmak, erkekseniz iyi bir baba, anneyseniz iyi bir anne olmak var. İnsan ve doğa sevgisi var, yardımseverlik, paylaşmak var.
ZTV için aldığınız tepkiler nasıl?
ZTV için bugüne kadar çok olumlu tepkiler aldım. İzleyenlerden tutun, eğitmenlerden, reklam verenlerden, yakın dost çevremden, ailemden, konuyla ilgili işbirliği çalışmaları yaptığımız resmi kişi ve kurumlardan, hemen herkesten çok güzel yorumlar geldi. Ne kadar doğru ve ne kadar ihtiyaç duyulan bir iş yapmışız bunu gördük. Bu manevi tatmin tabii ki projenin getirdiği tüm stres ve yorgunluğu alıp götürüyor. İnsanı yüreklendiriyor.
ZTV'yi kurma amacınız nedir?
Biliyorsunuz eğitime katkı bizde çok önemli bir aile geleneği. Bu görgü doğrultusunda medya sektörüne yatırım yapmaya başladığımda da ilk olarak eğitim için 'bu alanda neler yapabilirim' sorusuna cevap aradım. Sonrasında da ZTV projesi oluştu. Proje, çok ciddi bir emek ve hassasiyet gerektiriyordu. Sonuçta yayıncılığın her alanında insan dikkatli olmalı ama konu eğitim olunca aldığınız yayıncı sorumluluğu çok daha artıyor. O zaman elimizde zaten Fashion TV'den gelen çok başarılı bir yayın kadrosu vardı. Buna teknik anlamda özellikle internet konusunda ciddi takviyeler yaptık. Ancak kadromuzda hiç kimse eğitimci değildi. Akabinde konusunda duayen ve başarılı kişilerden bir eğitimci kadrosu kurduk. Bu kadro hem müfredatı belirledi hem de ders çekimlerinde büyük rol aldı. Bugüne kadar toplam 3 bin ders çekilmiş. Bir dersin üretimi; çekim, montaj, grafik yaklaşık 5 saat sürüyor. Toplam 15 bin saatlik inanılmaz bir emek var ortada. Bu rakamı güne vurduğunuzda geceli gündüzlü 625 gün ediyor. Normal programları saymıyorum bile. Bu emeği her yerde anlatıyorum. Yapılan iş sanıyorum bugüne kadar ülkemizde hatta dünyada televizyonda eğitim adına hayata geçmiş en büyük ve en kapsamlı proje. ZTV'de "eğitimde fırsat eşitliği" sloganı ve anlayışıyla yola çıktık. ZTV'yi izleyen, ZTV'yi tıklayan ya da www.ztv.com.tr adlı internet sitesine giren herkes, gelir durumu, toplumsal statüsü ne olursa olsun aynı seviye ve kalitede eğitim alabiliyor.
Kanalın adı neden ZTV ?
Kanalın isminde biraz ironi biraz da mesaj var. Özellikle eğitimde A'dan Z'ye diye bir deyim vardır. Çok detaylı bilgi paylaşımını anlatır. Bizde biraz bunu vurgulamak istedik. Bir de genellikle alfabenin ilk harflerinin kullanıldığı dünyada ve ülkemizde çeşitli TV kanalları var. Çocuklara da "Z" kaldı. Çocuksu bir yanı olsun diye de bu adı koyduk.
Sizce Türkiye'de eğitim hangi seviyede?
Ülkemizin en önemli problemlerinden biri de eğitim. Devlet ve özel kurumlar ellerinden geleni yapıyorlar. Özellikle devlet gerçekten inanılmaz emek harcıyor eğitim için. İçine girince insan daha iyi anlıyor ve görüyor. Ancak tabii hala ülke geneline baktığınızda devlet okullarında ciddi yığılmalar, öğretmen eksiklikleri mevcut. Bu konuda özellikle biz iş dünyasına ciddi sorumluluk düşüyor. Bence en büyük hayır eğitime yapılan karşılıksız yatırımdır. Evet, şu anda eğitimde ciddi sıkıntılar var. Ancak devletin önderliğinde ve bizlerin elimizden geleni yapmasıyla bu aşılacaktır, inancındayım.
ZTV istediğiniz başarıyı yakaladı mı?
Biz ZTV' de yol haritamızı çizerken herhangi bir sistem ya da kurumlara alternatif olma amacı gütmedik. Amacımız sadece "faydalı olmaktı". Bunu da az önce ilk sorunuzda bahsettiğim olumlu tepkilerden ve özellikle izleyicilerin yolladıkları e-maillerden anlıyorum. ZTV şu an ilk adımı attı. Bu ilk adımda da başarılı oldu. Şimdi var gücümüzle bu başarıyı geliştirip, büyütüp kalıcı olması için uğraş vereceğiz.
ZTV izleyerek kazanan ve istedikleri eğitim kurumlarına giren öğrencileri duyunca neler hissediyorsunuz?
Bizim izleyicilerle iletişimimiz en çok e-mail yoluyla oluyor. Telefon edenler ya da faks çekenler, ziyarete gelenler de var ama en çok e-mail yoluyla bizimle iletişime geçiyorlar. İnternet sitesinin aylık 130 bin civarı ziyaretçisi var, 50 bine yakın da üyesi mevcut. Gerçekten çok duygu yüklü, çok özel e-mailler geliyor. Bu da beni çıktığım yolda motive ediyor. Manevi olarak büyük haz duyuyorum.
Aldığınız ilginç e-mailler var mı?
Aldığımız tepkiler çok güzel ve motive edici. Öğretmenlerin öğrencilerine ZTV'yi izlemeleri konusunda tavsiyede bulundukları yönünde çok sayıda e-posta alıyoruz. Ayrıca maddi imkansızlıklardan ötürü dershaneye gidemeyen fakat ZTV'yi izleyerek başarılı olan çok sayıda öğrenciden e-posta almak gerçekten gurur verici. Köylerden tutun yurtdışından, Avrupa ülkelerinden izlenmemiz, bizi izleyerek başarılı olan öğrencilerin bizlere e-posta göndermesi çok sevindirici. Bir de ev hanımlarının ZTV izleyerek İngilizce öğrendiğini belirtmeleri bizim için çok anlamlı.
ZTV şu ana kadar reklam almadı. Bundan sonra alacak mı?
Sosyal sorumluk projeleri kazançlarını artırmak ve böylece daha da verimli olmak adına çeşitli stratejiler uygularlar ki bu da sağlıklı olanıdır. Siz doğru bir projeyi hayata geçirirseniz toplum buna sahip çıkar, gücü olanlar destek olur. Proje büyür, mesajı ve faydası daha büyük kitlelere ulaşır. Başarılı olmuş sosyal sorumluluk projelerinin çoğuna bakın. Gelişimleri böyle olmuştur. Sonuçta ZTV reklam almak için gerekli stratejileri geliştirecek, elemanları istihdam edecek. Ancak eğer maddi bir kazanım olursa bu yine ZTV'nin önderliğinde geliştirilmiş eğitim projelerine aktarılacak.
Sabancı Holding'ten ayrılıp Demsa'yı kurdunuz. Dünyaca ünlü moda kanalı Fashion TV'nin yayın haklarını aldınız. Eğitim kanalı ZTV'yi kurdunuz. Harvey Nichols Mağazaları'nın Türkiye şubesini aldınız. Tüm bu yaptıklarınızdan sonra 'hedeflerime ulaştım' diyebiliyor musunuz?
Tabii ki "hepsine ulaştım" demiyorum. Benim için önemli olan daha fazla yatırım yapıp hem ülke ekonomisine yeni kaynaklar hem de insanımıza yeni iş imkanları yaratmak. Bir de elimden geldiğince topluma faydalı işler yapmak. Yatırımlardan bahsedince; yatırım her zaman yeni yatırımları doğuruyor. Bunun sonu yok. Bazen yaptığınız bir yatırım bir yenisini doğuruyor. Örneğin biz önce Fashion TV'nin Türkiye haklarını aldık. Sonra ZTV'yi kurduk. ONKİM'le sağlık sektörüne girdik. Konuyla ilintili başka yatırım alanlarına ihtiyaç olduğunu öğrendik. Şu an bunları planlıyoruz. Bazen yaptığınız yatırımın içini doldurmanız gerekiyor. Harvey Nichols örneğinde olduğu gibi. Bu, dev bir kurgu. Ancak mevcut markalara yeni isimler eklemeye başladık. Megastore'daki bölümlerin yapılanmasını değiştirdik. Yeni bölümler de eklemeye devam ediyoruz. Tabi Harvey Nichols'ı almakla iş bitmiyor. Kısaca daha yapacak çok iş var...
Moda kanalı Fashion TV' nin yayın hakları sahibisiniz. Peki sizin modaya bakış açınız nasıl, bir iş kadını olarak modayı takip eder misiniz?
Ben modayı çok seviyorum. Bu sadece giyinmek değil. Üretimden tutun da tasarım aşamasına, medyasına kadar modanın içinde olmayı seviyorum. Moda zaten şu an ki yatırımlarımızda lokomotif durumda.
Kordon Kanı Bankası kurma nereden aklınıza geldi. ONKİM'den bahsedebilir misiniz?
Bulunduğumuz yüzyılda tıp dünyasında büyük ve hızlı gelişmeler oluyor. Kök hücre bankacılığı da bunlardan biri. Biz de bu yönde kordon kanı bankacılığı yapmak üzere uluslar arası donanımda bir laboratuar kurduk.
Yeni projeleriniz var mı?
Yıl sonuna kadar yeni markalar getireceğiz. Yeni markalar geliyor, Brandroom'lar 'küçük Harvey Nichols'lar olacak. Bildiğiniz gibi Nişantaşı'nda Millenium Bank'ın binasını aldık ve burada 1.500 metrekarelik bir Brandroom mağazası açacağız. 2-3 tane de Türkiye'ye ilk kez gelen ABD'li ve Avrupalı markanın müstakil mağazaları açılacak. Nişantaşı Millenium adını verdiğimiz binanın yanı sıra Bağdat Caddesi'nde Brandroom mağazası açacağız. Yatırımlarımız sadece İstanbul ile sınırlı değil. Ankara'da da 2.600 metrekarelik en büyük Brandroom' umuzu açacağız. Bu yıl yatırımlarımızı Harvey Nichols'la küçük Harvey Nichols diye tanımladığımız Brandroom'lar çekecek. Talebe Brandroom'la ulaşacağız.
Sosyal sorumluluk projelerinizden bahsedebilir misiniz?
Sivil toplum kuruluşlarında çalışıyorum. Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) ve Yaratıcı Çocuklar Derneği (YÇD) bunlardan bazıları. Bu iki kuruluşta da bu yıl önemli etkinlikler düşünüyoruz. Özellikle TİKAD'ın 20 Ekim'de Four Seasons Otel'de "Hepimiz Anneyiz" adlı uluslar arası bir etkinliği olacak. Yurtiçi ve yurtdışından pek çok uzman isim konuşmacı ve konuk olarak katılacak. Konuşmacılar arasında Colin Powell da var. Yaratıcı Çocuklar Derneği'nde ise Dünya First Lego Lig Yarışması'nı İstanbul'da yapacağız. Yaklaşık 1600 kişi ağırlanacak. 80 ülke çocukları bu yarışmaya katılacak.
Bir yandan sosyal sorumluluk projeleri, bir yandan yöneticisi olduğunuz şirketler ve diğer taraftan da annelik... Yorulmuyor musunuz?
Çok yoğun bir gün geçirdiğimi söyleyebilirim.
Bir iş kadını olarak içinde bulunduğumuz ekonomi hakkında neler düşünüyorsunuz?
Temkinli yatırımlara devam etmek gerektiğini düşünüyorum.
Medyaya olan ilginiz ne zaman başladı?
Fashion TV'nin Türkiye haklarının devredileceğini duyduğum da ilgimi çekmişti. Böylece medya serüvenimiz başlamış oldu.
Başarılı bir iş kadını aynı zamanda bir anne olarak çocuklarınıza nasıl bir kariyer hazırlıyor, ne gibi öğütler veriyorsunuz?
Çocuklarıma kariyer hazırlamaktan çok onların mutlu olacakları doğru kariyerleri seçmeleri için doğru yönlendirme yapmaya çalışıyorum. Sonuçta kariyer genelde üniversitede başlıyor ve bence artık özellikle metropollerde o yaşa gelmiş gençler kariyer konusunda doğru seçim yapacak olgunluğa da erişmiş oluyorlar. Bu olgunluğa onları eriştirmek de ebeveynlerin görevi. Belli bir alanda diretmek yerine çocuklara doğru seçimi yapacak özgüven ve birikimi vermek, aşılamak gerekiyor. Ben yaz okulu tercihlerinde bile çocuklarımı özgür bıraktım. Ancak kayıt döneminden tutun ilk günlerinde hep yanlarında oldum.
Aşka inanır mısınız? Aşkı tarif edebilir misiniz?
Evet tutkuyla ve yoğun sevgiyle bağlanmak.
Bundan sonraki hedeflerinizden bahsedebilir misiniz?
Mevcut işlerimizi geliştirmek, büyütmek için çalışmalarımıza devam etmekteyiz.
Çalışmadığınız bir günü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dinlenerek, çocuklarım ve ailemle vakit geçirerek.
Nasıl bir annesiniz, kendinizi bu konuda nasıl tanımlarsınız?
Her şeyden önce iyi bir anne olmaya çalışıyorum. Onların sevgi ve saygı ortamında yetişmeleri için elimden geleni yapmaya çalışıyorum
Hobileriniz var mı, spor yapar mısınız?
Düzenli yürüyüş yapmaya çalışıyorum. Fırsat buldukça evde piyano çalmaktan keyif alıyorum.
Demsa ya geçtikten sonra Harvey Nichols'daki yapılan değişiklikler nelerdir?
Bu kısa zaman içinde ev dekorasyon bölümü. Ve tüm dünyadaki Harvey Nichols'lardaki gibi bir cafe (Butterfly) çok şık ve güzel bir İtalyan restoranı (Gina) ek olarak bulunmaktadır. Marka bazında ise B grubu müşterilerine hitap eden ürünlerde mağazamıza girmiş bulunmaktadır. Bu konuda çalışmalarımız da sürmektedir.
Röportaj: Hasan YÜKSEL
Fotoğraf: Zeynel Abidin AĞGÜL
|