Ana Sayfa
    30.09.2009

Demsa Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan Farklı Konulardaki Fikirlerini Paylaştı

Medya : "Türkiye' nin İlk ve Tek Eğitim Gençlik Kanalını Açtık"
İş Dünyası : "Zirvede Kalmak Çıkmaktan Zor"
Siyaset : "Açılım, Akan Kanı Durdurmak İçin"

On parmağında 10 marifet var, dernek yanlış olmaz Demet Sabancı Çetindoğan için... Mütevazi kişiliği, sade yaşam tarzı ve iş disiplini hiç şüphesiz onun en büyük misyonu. Kendisini başarılı olarak adlandırmak verine "Zirvede kalmak zirveye çıkmaktan daha zor" demekle yetiniyor. Çetindoğan, tekstil sektöründen sonra adım attığı medyayı, iş dünyasındaki zorlukları ve son günlerde sıkça sözedilen "açılım" konusunu HELLO! ile paylaştı.

HELLO!: Iş hayatında Türkiye'nin en başarılı kadınlarından birisiniz. Bu misyonu taşımak zor oluyor mu?

Demet Sabancı Çetindoğan: Açıkçası başarılı mıyım bilmiyorum ama iş hayatında günlerim çok yoğun geçiyor. Biliyorsunuz, zirvede kalmak zirveye çıkmaktan daha zor oluyor iş hayatında. Zirveye çıkarken harcadığınız eforun zirvede kalmak için belki on katını harcıyorsunuz.

HELLO!: Sabancı ailesinin iş konusundaki başarısını hepimiz biliyoruz. Sizce bunun özel bir sebebi var mı?

D. Sabancı : Bunun birden fazla sebebi var ama sanırım en önemlisi çok ama çok çalışkan olmaktan ve çalışmaktan geçiyor. Bunun dışında doğru ekipler kurmak, yöneticilerin yorumlarına değer vermek, dinlemek, dürüst olmak, insan sevgisi gibi birçok etkenin bir arada olması diyebilirim.

HELLO! : Tekstil dünyasından sonra medyaya yöneldiniz. ZTV'nin kuruluş amacından biraz bahseder misiniz?

D. Sabancı : Proje üzerinde yaklaşık 2.5 yıl önce çalışılmaya başlandı. Bizde, ülke eğitimine katkı, en önemli aile geleneklerimizdendir. Ayrıca her yatırımda yaptığımız gibi geniş bir pazar araştırması yaptık. Ciddi bir gereksinim olduğunu belirledik. Aile büyüklerimizden aldığımız, az önce anlattığım öğreti bu gereksinimle birleşince bu proje ticari olmaktan çıktı ve bir sosyal sorumluluk projesi oldu. ZTV, Türkiye' nin ilk ve tek eğitim, gençlik kanalı. Amacı da eğitimde fırsat eşitliği... Sonuçta gelir düzeyiniz ne olursa olsun televizyonun karşısına geçip ZTV'den aynı bilgi ve eğitimi alıyorsunuz.

HELLO!: ZTV'ye tepkiler nasıl?

D. Sabancı : Yakın çevremden çok olumlu tepkiler aldım, ancak doğal olarak bizin asıl heyecanlandıran izleyici kitlesinden gelen yansımalar. Bunu daha çok e-mailler yoluyla öğreniyoruz ki, gerçekten bizi çok duygulandıran ve bir o kadar da yüreklendiren çok özel tepkiler alıyoruz. Eğitimcilerden, ebeveynlerden, öğrencilerden; hepsinde aynı oranda geri dönüşler alıyoruz.

HELLO!: Medya sektöründe bu konuda bir eksik olduğunu mu düşünüyorsunuz?

D. Sabancı : Evet, biz az öncede bahsettiğim gibi çok önemli bir eksikliği giderecek bir projeyi hayata geçirmişiz. Ancak daha yolun başındayız. Z TV'ye, dolayısıyla Türk eğitim sistemine olan hizmet ve yatırımlarımız devam edecek. Kanal sürekli bir yenilenme içinde olacak.

HELLO!: Türkiye'deki eğitim sizce hangi seviyede?

D. Sabancı : Ülkemizde eğitimi mercek altına alırsanız bazı gerçeklerle karşılaşıyorsunuz. Bunların en önemlisi sınıfların ve yeterli eğitimci sayısının azlığı. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı'nın çok ciddi çalışmaları var. Ancak her şeyi devletten beklemek doğru değil. Özel sektörün de sosyal sorumluluk anlamında eğitime destek olması gerekiyor. Sonuçla iyi eğitim alan insan sadece ders öğrenmiyor. Doğru tüketmeyi, kaliteli ürün seçmeyi de öğreniyor. İşe daha bilgili insanlar alıyorsunuz. Yani size geri dönüyor. Ayrıca eğitmenleri ve ebeveynleri de eğitmemiz gerekiyor. Eğitim sistemi batı standartlarını yakalamak adına sürekli değişiyor. Bu çok önemli bir fırsat ancak bunun eğitimcilere ve anne babalara da zamanında anlatılması gerek.

HELLO!: Öğrenciler Z TV'yi hangi kanaldan takip edebilir?

D. Sabancı : Turksat 3A 11.970 symbol rate 30.000 polarizasyon horizantal fec 5/6 uydu bilgileri ve Dsmart 73. kanalda... Ayrıca www.ztv.com.tr sitesinde kaçırdıkları konuları yine ücretsiz izleyebilecekler. Site de çok başarılı oldu. Aylık 150 bin ziyaretçisi var. Üye sayısı 50 bin...

HELLO!: Türkiye'nin hangi illerinde yayınlarınız var?

D. Sabancı : Yayınlarımız tüm Türkiye'ye ulaşıyor. Hemen her yerden izlenebiliyor. Hatta Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere'den bizi izleyen Türk gençleri olduğunu biliyoruz.

HELLO!: Doğu bölgesinde de bu tarz çalışmalarınız olacağını söylemiştiniz. Bu konuda şu an hangi aşamadasınız?

D. Sabancı : Bölge ayırımı yapmadan tüm ülkeye erişim sağladık. Zaten dediğim gibi yola çıkış parolamız 'Eğitimde fırsat eşitliği'... Bu yüzden ulaştığımız her yere aynı kalitede yayıncılık anlayışımızı götürüyoruz.

HELLO!: Şu an gündemde olan açdımlar konusunda ne düşünüyorsunuz? Bu konunun çözümlenmesi eğitim konusunda bir gelişme sağlar mı?

D. Sabancı : Bence eğitimin gelişmesi bu konunun çözümlenmesine önemli katkı sağlayacaktır. Ancak eğitimde bizi çok ciddi uğraşlar bekliyor. Söz konusu açılım meselesi ise daha acil. Atatürk' ün 'Ne mutlu Türküm' diyene sözü var. Rehber bu olmalı. Bence burada Ulu Önder aşırı milliyetçi bir mesaj vermemiş. Vecizedeki mesaj 'Kendini bu ülkenin vatandaşı hissetmek' anlamına geliyor. Bence toplumu daha özgür kılmak adına yola çıkarken bölücü akımlara çok dikkat etmek gerekiyor. Doğu bölgelerini gezdim. Biz İstanbul'da bir fanusun içinde yaşıyoruz. Orada ciddi sıkıntılar yaşanıyor ama inanın bunlar Anadolu'nun diğer bölgelerinde de var. Akan kana dur demek adına devlet bu açılımı başlattı. Bence terör örgütü Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaşamayacağmı anlamıştı ve bir çıkar yol arıyorlardı. Devlet bu adımı atınca onlar da dört elle buna sarıldılar. Sebeplenmeye çalışıyorlar. Bu oyunlara gelmeden, demokratik süreci işletmek gerekiyor. Uzun vadede ülkemize sorun olabilecek değişimlere de izin vermemek lazım. Bu noktada basına çok önemli görevler düşüyor.

HELLO!: Demet Sabancı'nın bir günü nasıl geçiyor?

D. Sabancı : Çok yoğun geçiyor. En büyük avantajım güne erken başlamak. İşim ve ailemle günün nasıl geçtiğini anlamıyorum. Yoğunluktan zaman zaman çevremden koptuğumu hissediyorum. Ve bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Çevreme de zaman ayırmaya çalışıyorum.

HELLO!: Yoğun iş temposundan arınmak için neler yaparsınız?

D. Sabanc ı: Sabah erken, ev henüz uykudayken kendi kendime olmak (genellikle bahçede çay içerim) ruhumu dinlendiriyor, bana terapi gibi oluyor. O gün yapmam gerekenleri değil ileride neler yapmalıyım onları düşünmeye çalışıyorum.

HELLO!: İş hayatındaki istikrarınızı özel hayatınızda da devam ettirebiliyor musunuz?

D. Sabancı : Aslında bu sorunun tersi bana daha uygun. Hiçbir şeyin özel hayatımın ve ailemin önüne geçmesine izin vermem.

HELLO!: Kadın olarak çok fazla sıfatı bir arada taşımaya çalıştığınızı düşünüyor musunuz?

D. Sabancı : Atık fiziki güç gerektiren işler dışında kadın-erkek ayırımı kalmadı. Özellikle modern toplumlarda... Tarihte kadın, toplumsal yapıdaki geri kalmışlıktan dolayı hak ettiği yere gelemedi. Ancak günümüzde böyle değil. Kadın fırsat verildiğinde neler yapabileceğini gösterdi. Bu daha da gelişecek. Kadın yanımız evde, yuvamızda ve özel hayatımızda. Ancak iş dünyasında ben diğer iş adamları ya da kadınları, nasıl tanımlarsanız tanımlayın, onlardan biriyim. Bir bireyim. Zorluk zaman zaman iş dünyasında yaşanıyor ama bu işle ilgili sadece, cinsiyetle değil.



RÖPORTAJ : AYÇA SARICA
FOTOĞRAFLAR : İNCİ CABİR