 |
1.10.2009 |
Eğitimde fırsat eşitliği için TV kanalı kurdu
DEMET SABANCI ÇETİNDOĞAN, ELİF ERGU'YA ZTV'DEN ÖĞRENCİLER KADAR EV KADINLARININ DA YARARLANDIĞINI ANLATTI.
Elif Ergu' nun bu ayki konuğu, MediaSa Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan. Eğitimde fırsat eşitliği yaratmak için ZTV'yi kuran Çetindoğan, "Gelir düzeyiniz ne olursa olsun, aynı eğitimi almalısınız" diyor...
Demet Sabancı Çetindoğan'la tanışıklığımız Bossa'dan. Bossanm Atıl Kutoğlu'yla işbirliğinde, onun imzası vardı. Çok keyifli bir röportaj yapmıştık o günlerde. Moda sektörünü yakından takip eden, tekstil sektöründe tam 20 yıl çalışan Demet Sabancı Çetindoğan'la bu kez, bir sosyal sorumluluk projesi olarak gördüğü ZTV'yi konuşmak üzere buluştuk. Bu görüşmemizde, MediaSa Yönetim Kurulu Başkanı şapkasıyla sorularımı yanıtladı. Malum, Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri eğitim. Ülkemizde de eğitimde en büyük sorun, fırsat eşitliğinin olmaması. Türkiye'nin bir numaralı şehrinde bile eğitimde fırsat eşitliğinden söz etmek mümkün değil. Demet Sabancı Çetindoğan, uzun süre bu konuya kafa yorduktan sonra, yepyeni bir projeyle karşımıza çıktı. O şimdi, bir TV kanalından herkese eğitim veriyor.
TV kanalından eğitim yapma fikri nasıl ortaya çıktı?
Aile büyüklerimden öğrendiğim en önemli misyonlardan biri, ülke eğitimine hizmet. Bizde sosyal sorumluluk deyince, akla önce eğitim gelir. Bu görgüyle yola çıkınca, yatırım yaptığımız her yeni sektörde, "Acaba eğitim için bu alanda ne yapabiliriz?" sorusu sürekli aklımız -dadır. Medyaya da girince ilk olarak ZTV projesini hayata geçirdik. ZTV, Türkiye'nin ilk ve tek eğitim, gençlik kanalı. Bugüne kadar televizyonda yapılmış en büyük ve kapsamlı eğitim projesi. Sonuçta gelir düzeyiniz ne olursa olsun, televizyonun karşısına geçip ZTV'yi tıkladığınızda aynı bilgi ve eğitimi alıyorsunuz. Türkiye'de eğitimde fırsat eşitliğinin olduğundan söz etmek çok güç.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Televizyondaki eğitim programlarına her kesimden öğrencinin katılımı neyi değiştirir?
Aynı kalitede eğitim almalarını sağlayan bir proje bu. Ayrıca internet ya da posta hatta telefon yoluyla takıldıkları yerleri, problemleri bizle paylaşabiliyorlar.
Rakibiniz dersaneler mi?
Dersaneler, başka kişi ve kuruluşlar rakibimiz değil. Projenin zaten ne dünyada, ne de ülkemizde eşi benzeri yok. Biz bunu her yerde altını çizerek söylüyoruz: "Faydalı olmak için yola çıktık". Yoksa ne dersanelere, ne de başka kurum ve kuruluşlara alternatifiz gibi bir söylemimiz, iddiamız yok. Konu eğitim olunca, öğrenmek olunca, kişi eline geçen fırsatları değerlendirmeli.
SBS ve ÖSS'ye yönelik programların dışında, bilgilendirici ve hobilere yönelik programlarınız da var...
ZTV' de ebeveyn eğitimi, özel gençlik programları, yabancı dil, belgeseller, mini skeçler, her şey var... El becerilerini geliştiren programlar var. Ev kadınından, üniversiteye hazırlanan gençlere, memurlara herkes seyredip faydalanıyor. Daha geniş kitlelere ulaşmaya çalışıyoruz. Her kesime ulaşıyor kanal, ama öncelikli hedefimiz gençler ve öğrenciler.
Gelecekte eğitim formatları nasıl değişecek? İnternet ve hızlı iletişim neleri değiştiriyor?
Eğitim, gelişmiş ülkelerde daha sanal bir ortama doğru hızla ilerliyor. Artık öğrenciler yanlarında bir minik laptop taşıyacaklar. Tüm dersler, kitaplar, bilgiler bunun içinde olacak. Üzerine yazı yazıp notlar alabilecekler. İnternetten diğer ihtiyaçları oldukları bilgilere ulaşabilecekler. Bu uygulama pilot olarak ülkemizde de başladı. Biz de yakından takip ediyoruz.
Türkiye'de eğitim alanında en büyük eksiklik sizce nedir?
Sınıfların ve yeterli eğitimci sayısının azlığı. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığının çok ciddi çalışmaları var. Ancak her şeyi devletten beklemek doğru değil. Özel sektörün de sosyal sorumluluk anlamında eğitime destek olması gerekiyor. Sonuçta iyi eğitim alan insan, sadece ders öğrenmiyor. Doğru tüketmeyi, kaliteli ürün seçmeyi de öğreniyor. İşe daha bilgili insanlar alıyorsunuz. Yani size geri dönüyor.
Son üniversite sınavlarında sıfır alan öğrenci sayısı yüksekti. Bu size ne düşündürdü?
ZTV projesiyle ne kadar doğru bir işe başladığımızı ve aslında daha çok ama çok çalışmak zorunda olduğumuzu...
OECD ülkeleri arasında matematikte en kötü ülkeler arasındayız. Bu size ne düşündürüyor?
Ülkenin ekonomisinden de belli değil mi?! Şaka yapıyorum... Ben bunu duymadım. Ancak OECD ülkeleri ile mukayese edilip, geri düşmek kötü, eğer bu veri doğruysa. Matematik, hayatın gerçeklerinden bir tanesi. Hem de en önemlisi. Birçok sorunu matematiksel tabanda çözebilirsiniz. Çoğu makinenin çalışma prensiplerinde hep matematik vardır. ZTVde de en çok matematik konuları işleniyor. Ulu önder Atatürk'ün geometri kitabı yazdığını ve pek çok Türkçe geometri teriminin isim babası olduğunu biliyoruz.
Bu sene üniversite sınavında devlet okulları özel okulları geçti. Parayla eğitim veren okullar daha iyi eğitim veriyor diyemiyoruz...
Bu, her yıl aynı olmayabilir. Bence her eğitim kurumu, özel ya da devletin olsun elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor.
ZTV izleyen öğrencilerin başarı durumu nasıl? Nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Çok olumlu tepkiler alıyoruz. Tıp fakültelerine, ilk 200' e girenler var. Kesin olarak ciddi fayda saptadığımızı düşünüyorum. Buna inanıyorum.
İzleyici profilinizi merak ettim. Her yaşta insan sizi izleyebilir bana kalırsa...
KPSS de verdiğimiz için, memurlar da izliyor. Yabancı dil derslerini sanıyorum herkes izliyor. Ebeveyn eğitimi var; anne babalar izliyor. Okul öncesi eğitim var, minikler için. Okuma yazma dersi planlıyoruz. Hala daha okuma yazma bilmeyen vatandaşlarımız var; ki bu bence matematikteki OECD ülkeleri arasındaki durumunuzdan da kötü.
Siz nasıl bir öğrenciydiniz?
Hep teşekkür alan bir talebeydim.
Çocuklarınızla ders çalışıyor musunuz?
Hayır, çalışmıyorum.
|